İNANÇ VE KALIPLAR



İnanç; insanların kendilerini daha buyuk bir varlığın olduğuna inandırmasıve ondan medet umarak kendi korkularını yaratmasıdır.Kendisine bu güçlü varlığın yardım edebilme ihtimali insanın yönetilme ve acizlik fantezisini karşılamakla birlikte eylemsizliğe sürükler ve olası başarısızlıklar sonucu arkasına sığınabileceği tanrı istemedi bahanesini yaratır.

İnançsız gruplar yıllardır inanan insanları kalıplar içinde sıkışıp kalmış olarak niteler.Oysa ki işin özü biraz farklıdır.Aslında kalıplar içinde sıkışıp kalan sadece inançlı insanlar değildir.İnançsız gruplar da zamanla kendi sınır ve kalıplarını yaratarak içlerinde sıkışmışlardır.İnsanoğlunun hastalıklarından biridir , herşeye belli çizgiler , sınırlar ve kalıplar geliştirmek.Bu kalıplaşmadan sonraki aşama daha vahim ve düşündürücüdür.Kalıplaşma yaşayan gruplar artık kendileri gibi düşünmeyenleri aşağılama hakkına kavuştuklarını düşünerek zıt düşünceleri benimseyenlere hakaret ederek dalga geçerek düşüncelerini anlatırlar.
Dinler ve inançsız gruplar arasındaki en belirgin fark dinler birbirleriyle ve inançsızlarla uğraşır savaşır,inançsızlar sadece dinlerle uğraşıp birbirlerini korurlar.
İnançsızlık önceleri bana bir bilinçlenme gibi görünürdü.Bu bilinçlenmeyi diğer insanlara doğru sekilde anlatabiliriz diye düşünürken zamanla pekte öyle olmadıgını farkettim en azından bazılarımız için.İnançsızlar ve inançlılar sadece tek bir etkinliği birlikte yapabiliyordu karşılıklı küfür etmek.
Ve aslında iki tarafta tam da bu noktada ortak bir payda buluyorlar; Bilinçsizlik ve Fanatizm.
İnsanın yıllardır en iyi yaptıgı şeylerden birisidir maalesef fanatik olmak.Din,ırk,dil,bölge,spor,siyaset...gibi  örnekler çoğaltılabilir.
Fanatizm insan tarafından öyle işlenerek hayatının her yerine sokulmuştur ki her birimizde yok desekte birazcık mevcuttur.Ama bazılarımız abartır.Konumu ,eğitimi ,düşünceleri ,mesleği ne olursa olsun bu empoze edilmiş fanatizmi dizginlemeyen herkes bilinçsizdir aslında.
Örneğin inançsız gruplar kendilerine gösterilmesini istedikleri hoşgörüyü karşı tarafa göstermediğinden din düşmanı algısı oluşmuştur inançlı insanların kafasında.
Ne dinler bugune kadar vaad ettikleri gibi hoşgörülü olmuştur ne de inançsızlar hoşgörüsüz dedikleri dinlere karşı hoşgörülü olmuşlardır.

Bu hoşgörüsüzlüğün nedeni ise kendisini düşündüklerinden dolayı akıllı , aynı fikirde olmayanları ise aptal olarak nitelendiren insanoğludur.Eğer bu  doğru bi yaklaşımsa su an hepimiz birbirinden aptal insanlarız.
İnsanın güç arzusu ve haksız oldugunu kabullenememesi, sadece kendi söylediklerini doğru kabul etmesi fanatizmin ta kendisidir.Bencilliğin fanatizmidir.
Dünya ve insanlık için birşeyler yapmak istiyorsak , önce hoşgörülü olmalı ve bizden farklı , zıt düşünceler sahip olanlara tahammül edebilmeliyiz.
Bunları yapamadığımız , yapmadıgımız sürece savaşlar asla bitmeyecek ve biz insanlar sistem tarafından ezilmeye , sömürülmeye, ve değersizleştirilmeye mahkum olacagız.

Değişim istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız,bizler değişirsek dünya mecburen değişir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ANTİZM

Kalıplar İçinde Özgür Olmak ( Mesela -izmlerden biri olan Fütürizm)

Düş Bozumu ( BOZUNTULAR - 1 )