Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

VİCDAN

Resim
Felsefe, sosyoloji ve dinlere göre ayrı ayrı tanımlanmış olsa da “vicdan” sözcüğü sadece cümle içinde kullanılabilsin diye sunulmuş insanlara. Yalın bir tanım olarak zihinlerimizin en ücra köşelerine hapsettiğimiz “vicdan”, aslında faili meçhul bir cinayete kurban giden içimizdeki tanrıdır. Her insanın tanrısı kendi vicdanıdır. İdeolojik rant sahipleri, onu bir sömürü silahı olarak kullandıkça, körelmiş ve örselenmiştir. Yıllarca bu rantçıların maşası olan insanımız, aynı rantçılardan aldığı gazlamaya dayanarak vicdanını ve vicdanın sesini gürültü patırtı içinde az da olsa duymaya çalışanları katletmiştir. İnsanların ölmesine seyirci kalmış ve hatta tezahüratlarla da destek vermiştir. Devletin, ellerine tutuşturduğu silahla başka insanları öldürmeyi vicdanlarıyla reddedenler ülkemiz insanı tarafından hain ilan edilmiştir. Medya ideoloji rantçılarının istediği gibi aktarırken olayları, toplumda bu vicdani duruma karşı “kin ve nefret” uyandırmıştır. Tartışma programlarında “Her Türk ...

Düş Bozumu ( BOZUNTULAR - 1 )

Resim
Yerimden kalkmak istemiyorum bu sabah.Üzerime altında ezildiğim bir yük çökmüş.Gözlerim yorgun , açmak istesem de kaldıramıyorum ağırlaşan göz kapaklarımı... Yükselen dalga sesleri , sert esen rüzgarı ve soğuğu hatırlatıyor , üşüyorum.Derin bir nefes alıyorum son nefes misali ve gözlerimi aralıyorum.Boyası dökülmüş duvarda hayalimdeki canavarların gölgelerini görüyorum , korkuyorum... Dalgalar yalnız ruhumun çığlıları misali yükseltirken seslerini üşüyorum hemde çok üşüyorum.Titreyen ellerimle ruhumu sarıp sarmalıyorum. Hissedebiliyorum en çok ruhum acıyor.Neden bu acı ? Neden korkuyorum çocuk gibi karanlıktan bu kadar çok ? Nefes almama rağmen neden ölüymüşüm gibi hissediyorum ? Doğruluyorum biraz.Etrafımda yalnızlığımın izlerini görüyorum.Yalnızlığıma hapsedilmiş bir mahkum gibiyim adeta.Düşüncelerimden birer kelepçe var sanki el ve ayaklarımda , gerçekleşmeyen düşlerim vücudumda derin yaralara dönüşmüş... Bu düş bozumu nereye kadar sürer bilmiyorum.Yine dalga sesleri ...

GÖZ BOZUMU ( BOZUNTULAR - 2 )

Resim
Hangi göz bozuktur ? Etrafındaki sahtelikleri göremeyen mi yoksa koca bir kalabalığın içinde yalnız olduğunu farkedip o kalabalığın sahteliklerine boyun eğen mi? Sanırım cevabı hepimiz biliyoruz , görmezden gelsekte... Uyku sersemiyim.Henüz uyanamadığımın farkındayım.Pencere pervazları arasında bulduğu ilk boşluktan içeriye girdiğinde rüzgar,soğuğu iliklerime kadar hissediyorum.Hava çok soğuk.Bütün vücudum buz gibi kas katı kesilmişim.Başım, boynum boğazım , göğsüm ağrılar içinde.... Kendimi zorlayarak yerimden kalkıyorum.Boş evin içinde ayak seslerim yankılanıyor.Duşa girmeye niyetleniyorum sonrasında vazgeçiyorum.Korkutuyor birşeyler beni.Anlayamıyorum.Evin içinde deli gibi dolaşıyorum sanki ağrılarıma ilaç bu da değil.Dışarıdan gelen motor sesine takılıyorum.Yavaşça araladığım perdenin arkasından izliyorum avdan dönen balıkçı teknelerini.Tam unuttuğum sırada hatırlatıyor kendisini başımdaki ağrı ve çıldırtırcasına vuruyor sanki beynime beynime.Yerde ki yatağın üzerine b...

KİMYA BOZUMU ( BOZUNTULAR - 3 )

Resim
Lise yıllarımda sert ve eli sopalı bir hocanın dersiydi sadece kimya.Sonrasında daha başka anlamlar taşıdı benim için.Ve kimyamın bozulduğunu farkettim büyüdükçe.Aslında kimyamızın bozulduğunu farkettim... Yine başımdaki ağrıyla açtım gözlerimi.Bu sinüzit büyük baş ağrısı. Gün doğmak üzere , karşımdaki duvarın boyası biraz daha dökülmüş ve kel bi kadın yüzü resmedilmiş sanki.Deniz fenerinin ışığı 10 saniyede bir camdan içeri vurdukça , eli çenesinde düşünürken görüyorum Krishnamurti'yi.Koskoca bir huzur abidesi sanki.Okudukça onu keşfetmeye çalışmak içimdeki gürültüyü patırtıyı sona erdirdi... Aniden yalnız bir hayata başlamak bana karamsar , karmaşıkve uç duygular hissettirdi.Zor oldu ama yine de sonucunda faydalı bir yolculuktu...Benden bana doğru. Yeni gün doğarken yine avdan dönen balıkçı teknelerini izliyorum.Motor sesleri dalga seslerine karışırken denizin asi çoçukları suyun üzerinde dans ediyorlar.Perdenin kıyısından güneş içeri doğru süzülüyor..Sanki ...

BAĞ BOZUMU ( BOZUNTULAR - 4 )

Resim
Yiter insanın kelimeleri kimi zaman.Kalemini kaybeden ilkokul öğrencisi gibi arar durur öylece.Bazen ilk baktığı yerde bulur kelimelerini , bazen umudunu da yitirir kelimelerinin ardından.O vakit söylecek sözü kalmamıştır artık.Ve aslında nefes aldıkça değil , düşündükçe , konuştukça , üretebildikçe ve ürettikleri yaşadıkça hayattadır insan.Bu yüzdendir bazı filozofları , sanatçıları , bilim insanlarını unutamayışımız.Ve ölümsüzlük her zaman , kendi düşünceleriyle yaşayayan , kendi düşüncelerinin yaratıcısı olanların kapısını çalar.Mesela Karl Marx 193. yaşına girdi birkaç gün önce. Bazı günler eksilir insan gürültünün patırtının içinde... Kendi eksildikçe , yanından geçen hayatlar büyür gözbebeklerinde.Seyre dalar uzun uzun ve başka hayatlarda arar yitirdiği umudu.Kendi hayatına çevirdiğinde ise gözlerini sonra sonra farkeder her parçasını hayatından gelip geçene hoyratça dağıttığını.İlk önce başkalarını sonra kendini suçlar.Ardı ardına yakılan sigaralar , derin derin alı...

İNSAN BOZUNTUSU ( BOZUNTULAR - 5 )

Resim
Bozguna uğramış her düş , her plan insanı kasvetli odalara iter.Sıkışır kalır ruh dört duvar arasında.Saç baş yoldurur sıkıntı ve durmadan düşünür beyin delirircesine.Kendi kendine konuşur, duvarları döver zayıf elleriyle sıktığı yumruklar.Perdeler kapalı ve ışıklar sönüktür.Karanlıkta belli belirsiz şeyler görür , korkudan gözleri kapatır , bi köşeye oturup saklanır ve bitsin ister bu korkulu rüya.En sonunda ani bir cesaret patlamasıyla saldırır düşünde büyüttüğü garip şekillere.Yorulana dek devam eder boşluklarla edilen bu kavga.Ardından ağız bozulur , küfürler yankılanır boş odanın duvarında. Acı oturur iççinde bir yerlerde.Herşey bi veda anı gibidir.Gözler dolar , boğaz düğümlenir ama ne konuşuşabilir ne de ağlayabilirsin.Gidenin ardından çaresiz el sallarsın.Çünkü elden Bir şey gelmemiştir.Tek farkı şudur aslında giden bu kez başkası değildir.El salladığın kaybedilen benliğindir. Don Kişot misali saldırdıktan sonra kendi yarattığın düşlere yorulur , bi köşeye düşer...