KİMYA BOZUMU ( BOZUNTULAR - 3 )
Lise
yıllarımda sert ve eli sopalı bir hocanın dersiydi sadece
kimya.Sonrasında daha başka anlamlar taşıdı benim için.Ve
kimyamın bozulduğunu farkettim büyüdükçe.Aslında kimyamızın
bozulduğunu farkettim...
Yine
başımdaki ağrıyla açtım gözlerimi.Bu sinüzit büyük baş
ağrısı.
Gün
doğmak üzere , karşımdaki duvarın boyası biraz daha dökülmüş
ve kel bi kadın yüzü resmedilmiş sanki.Deniz fenerinin ışığı
10 saniyede bir camdan içeri vurdukça , eli çenesinde düşünürken
görüyorum Krishnamurti'yi.Koskoca bir huzur abidesi sanki.Okudukça
onu keşfetmeye çalışmak içimdeki gürültüyü patırtıyı sona
erdirdi...
Aniden
yalnız bir hayata başlamak bana karamsar , karmaşıkve uç
duygular hissettirdi.Zor oldu ama yine de sonucunda faydalı bir
yolculuktu...Benden bana doğru.
Düşünüyorumda
bozulmaya en yatkın olan insan kimyası sanırım.Bencillik , kin ve
saçma hırslara kapıldıkça daha da bozuluyor sanki.Bu genelleme
dışında da bazen yalnızlık bozar insanın kimyasını , bazen
kaybetmek , bazen de düşünmek...
Bir
de o sinüzit yok mu kimyamı alt üst ediyor zamanlı zamansız.Ama
bu sabah bi elementi yeniden keşfediyorum adı ; Mutluluk simgesi ;
gülümsemek.

Yorumlar