BAĞ BOZUMU ( BOZUNTULAR - 4 )
Yiter
insanın kelimeleri kimi zaman.Kalemini kaybeden ilkokul öğrencisi
gibi arar durur öylece.Bazen ilk baktığı yerde bulur kelimelerini
, bazen umudunu da yitirir kelimelerinin ardından.O vakit söylecek
sözü kalmamıştır artık.Ve aslında nefes aldıkça değil ,
düşündükçe , konuştukça , üretebildikçe ve ürettikleri
yaşadıkça hayattadır insan.Bu yüzdendir bazı filozofları ,
sanatçıları , bilim insanlarını unutamayışımız.Ve ölümsüzlük
her zaman , kendi düşünceleriyle yaşayayan , kendi düşüncelerinin
yaratıcısı olanların kapısını çalar.Mesela Karl Marx 193.
yaşına girdi birkaç gün önce.
Bazı
günler eksilir insan gürültünün patırtının içinde...
Kendi
eksildikçe , yanından geçen hayatlar büyür gözbebeklerinde.Seyre
dalar uzun uzun ve başka hayatlarda arar yitirdiği umudu.Kendi
hayatına çevirdiğinde ise gözlerini sonra sonra farkeder her
parçasını hayatından gelip geçene hoyratça dağıttığını.İlk
önce başkalarını sonra kendini suçlar.Ardı ardına yakılan
sigaralar , derin derin alınan nefeslerin peşi sıra gün doğmak
üzereyken umutsuzluk yerini uykuya bırakır.Uyandığında gördüğü
yine karanlıktır.Sokaklar da kimse yoktur.Evlerin yanan ışıklarıyla
avutur yalnızlığını , uzun uzun düşünür olanı biteni.Ve
bitirir kendi hayatını dışarıdan seyretmeyi.
Sonunda
hayata kendi gözlerimden bakmaya başladığımda ilk bahar bitmek
üzereydi artık.Herkes ilk baharı yaşarken ben sonbahar da bağ
bozumundaydım.Üzümün asma dalında koparılışındaki sancıdır
belki benim hissettiğim.Nihayetinde her bağ bozumunun ardından
gelir ya premierden bir yudum.Belki de benim yaşadığımda kendi
bağlarımın bozumudur.Ve sonunda şarap gibi değerlenir belki beni
bekleyen gelecek.
Kim
bilir ?
Gelecek,
göreceğim.

Yorumlar