Egreti Çerçeve
Sınıflandırma
gayretine kapılıp içini en çok boşalttığımız ancak süslü
cümlelerimizle ambalajına yatırım yaptığımız el emeği göz
nuru hissiyat ürünümüz. Narsist cinnetimizin öncesidir,
düşmanıdır aşk.
Eksik
kalan tariflerin, anlatılmaz yaşanır klişesinin anavatanıdır.
Kapitalizmin, gölgesini en çok sattığı ağaçtır. Öyle ki
yaşamaktan ziyade tarifi ve tasnifiyle ilgileniyoruz. Magazin
seviyoruz vesselam. İçerisinde her türlü duyguyu barındıran
koca bir okyanusu birkaç damlaya sığdırmaya çalışıyoruz.
Leyla ile Mecnun`dan bahsediyoruz da; Leyla`nın Leyla`ya veya
Mecnun`un Mecnun`a aşkına tahammül edemiyoruz. Yeri geldiğinde
kendi koşullarını yaratan hislerin bizim eksik tariflerle inşa
ettiğimiz eğreti çerçevelere oturmalarını, sığmalarını
bekliyoruz.
Ne
münasebet!
Nazım`ın
memleket hasretidir aşk.
Nuriye
ve Semih`in direnişidir.
Kilometrelerce yolu yüreten de odur
Kilometrelerce yolu yüreten de odur
Parmaklıklar
ardından hikayeler yazdıran da...
Televizyon
ekranlarında ev araba karşılığı pazarlanan saçmalık kadar
renksiz de değildir üstelik. Aksine sevemezsin diyenlere rağmen
seven insanların attıkları onurlu adımlar gibi rengarenktir. Aynı
zamanda paraya önce esir sonra aşık edilen insanlığın utancıdır
aşk.
Entrikası
bol dizilerle, yalanlarımızla başkalaştırdığımız
insanlığımızın nesli tükenen hislerinden bahsediyoruz aslında.
Vicdanımızı mı yoksa aşkımızı mı önce yitirdik bilmiyorum.
Bu sürekli ve hızla tüketme hastalığımız gün gelecek bizi de
yok edecek elbette.
Oysaki
başka bir insana, ütopyaya, kediye, köpeğe, kuşa, ağaca ve
dünyaya aşık doğar insan. Bizi zehirleyen kibir büyüdükçe
öldürür içimizdeki aşığı. Mutsuz insanlara dönüşmemiz de
bu yüzdendir belki. Güçlü duygulardan ziyade menfi kaygıların
peşinde harcıyoruz insanlığımızı. Gün geçtikçe
başkalaşıyor, canavarlara dönüşüyoruz. Ancak sevgiden yoksun
yüreklerde yeşeren birşey değildir aşk. Katran karası
insanlığımızın, renklerine tahammül edemediği gökkuşağıdır
aşk.
Acının
kader olduğu, bombaların patladığı ve ölümün sıradanlaştığı
bir coğrafyada “Barış” diye haykıran sestir aşk.
“Sevginin
gücü,
güce
olan sevgiyi yendiğinde,
Dünya
barışı tanıyacaktır”
Sri
Chinmoy Ghose.

Yorumlar